TÜRK HACKER Beyaz_Hacker

HACKED  By Beyaz_Hacker&UxxL

By-DeJaVu

Bu siteye Aziz TÜRK Milleti Adına El Koyulmuştur..!

THIS SITE HAS BEEN TAKEN BY PRECIOUS TURKISH NATION!

 

 

Ne Mutlu Türküm Diyene

Beyaz_Hacker ;yakisikli_49_@hotmail.com
İKİ MİLLET TEK DEVLET

HACKED  By Beyaz_Hacker&UxxL

 

http://azhack.org

Qarabag Bizimdir Bizim Olacaq!

TÜRK GENÇLİĞİNE BIRAKTIĞIM EMANET

Saygıdeğer Efendiler, sizi günlerce işgal eden uzun ve teferruatlı nutkum, nihayet geçmişe karışmış bir devrin hikâyesidir. Bunda milletim için ve gelecekteki evlâtlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem kendimi bahtiyar sayacağım.

Efendiler, bu nutkumla, millî varlığı sona ermiş sayılan büyük bir milletin, istiklâlini nasıl kazandığını, ilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan millî ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.

Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen millî felâketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.

Bu sonucu, 'Türk gençliğine emanet ediyorum.

Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Mustafa Kemal Atatürk

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'S ADDRESS TO TURKISH YOUTH

Turkish Youth, Your first duty is to preserve and to defend Turkish

Independence and the Turkish Republic forever. This is the very

foundation of your existence and your future. This foundation is your most

precious treasure. In the future, too, there may be malevolent people at

home and abroad, who will wish to deprive you of this treasure. If some

day you are compe lled to defend your independence and your Republic, you

must not hesitate to weigh the possibilities and circumstances of the

situation before doing your duty. These possibilities and circumstances

may turn out to be extremely unfavourable. The enemies c onspiring against

your independence and your Republic may have behind them a victory

unprecedented in the annals of the world. It may be that, by violence and

trickery, all the fortresses of your beloved fatherland may be captured,

all its shipyards occupied, all its armies dispersed and every corner of

the country invaded. And sadder and graver than all these circumstances,

thos e who hold power within the country may be in error, misguided and

may even be traitors. Furthermore, they may identify personal interests

with the political designs of the invaders. The country may be

impoverished, ruined and exhausted. Youth of Turkey's future, even in

such circumstances it is your duty to save Turkish Independence and the

Republic. You will find the strength you need in your noble blood.

 

Türkische Jugend!

 

Deine erste Pflicht ist es, auf immer die türkische Unabhängigkeit und die Republik Türkei zu beschützen und zu verteidigen!

 

Sie ist die Grundlage deiner Existenz und deiner Zukunft. Diese Gründung ist dein wertvollster Schatz. In der Zukunft mögen böswillige Kräfte im Inneren des Landes und von außen auftreten, die versuchen werden, dir dein Geburtsrecht abzuerkennen. Wenn Du eines Tages gezwungen sein wirst, Deine Unabhängigkeit und die Republik zu verteidigen, darfst Du nicht über die Bedingungen und die Möglichkeiten der Situation, in der Du dich befindest, um deine Mission zu erfüllen, nachdenken. Diese Bedingungen und Möglichkeiten mögen widrig erscheinen. Die Gegner, die es auf deine Unabhängigkeit und deine Republik abgesehen haben, mögen einen Sieg errungen haben, wie es ihn in der Welt noch nie gegeben hat. Alle Festungen und Waffenlager unseres geliebten Vaterlandes mögen mit Gewalt oder List eingenommen worden sein, alle Armeen zerstreut und jeder Winkel des Landes besetzt worden sein. Ja, noch erschreckender und furchtbarer als das: Diejenigen, die die Macht im Lande in der Hand halten und ausüben, mögen einem großen Irrtum, einem groben Fehler oder sogar Verrat verfallen sein. Diese Inhaber der Macht mögen sogar ihre persönlichen Interessen mit den politischen Absichten der Invasoren in Übereinstimmung gebracht haben. Die Nation selbst mag in Elend gefallen, erschöpft und verwüstet sein.

 

Ihr, die zukünftigen Söhne und Töchter der Türkei!

 

Selbst unter diesen Umständen und Bedingungen ist es Eure Pflicht, die türkische Unabhängigkeit und die Republik wiederherzustellen! Die Kraft, die Ihr benötigt, ist in dem edlen Blut, das in euren Adern fließt, enthalten.                                       

 

                                          MUSTAFA   KEMAL ATATÜRK

 

                                                                                              20 Oktober 1927

 

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN

 

Türk-Kürt Kardeşliğini Vurgulayan Mektubu

 

“Efendim, 10 Teşrin-i evvel 1335 tarihli bir mektubunuz vasıl oldu. Vatanın geçirmekte olduğu şu tarihi hayat ve memat anında mukadderatı yekdiğerini tamamen merbut ve öz kardeş olan Türk ve Kürt arasına düşman parasıyla nifak sokmaya çalışan ve kendi din ve vatanı aleyhineuğraşan edani her türlü nefrete sezadır. Zat-ı alileri gibi kıymetli vatanperver zevatın, himmet ve gayretiyle bu gibilerin tesvilatına meydan bırakmayacağı şüphesizdir. Teşkilat-ı vesaire hakkında ita buyrulan malumata teşekkür eder, bundan böyle Dersim ahvali hakkında istihsal buyrulacak malumatın yazılmasını rica ederim efendim.

 

‘’ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ”

Kürt’ler 'azınlık  olmayı Lozan döneminde reddettiler

8 Ekim 2004 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı

Kürtler, bu ülkede azınlık değildir. Nitekim Lozan’daki barış görüşmeleri sürerken de, Kürt milletvekilleri “azınlık” tanımlamasını şiddetle reddetmişlerdi. Bitlis milletvekili Yusuf Ziya Bey, şöyle diyordu:

“Avrupalılar diyorlar ki, ‘Türkiye’de yaşayan azınlıkların en büyüğü, Kürtlerdir. Bendeniz Kürdoğlu Kürdüm… Sizi temin ederim ki Kürtler hiç bir şey istemiyorlar… Türklerle beraber kanımızı döktük, onlardan ayrılmadık ve ayrılmak istemedik ve istemeyiz.”

 

Kürt’ler’ in Osmanlı’ya Sadakati

 

Kürtlerin “azınlık” kavramına tepkisini anlamak için, Osmanlı içindeki tarihlerine bir göz atmak gerekir.

Kürtler, kendi istekleriyle Osmanlı egemenliğine girdikleri 16. yüzyıldan bu yana Türklerle bir arada kardeşçe yaşadılar. Ortak düşmanlarla karşı, omuz omuza birlikte mücadele ettiler. Osmanlı’nın parçalanma döneminde de, impatorluğa büyük bir sadakat gösterdiler. Bu sadakatinin en çarpıcı göstergesi, 1912′den 1918′ye kadar aralıksız devam eden kanlı savaş yıllarında imparatorluk ordularında çarpışmalarıydı. Ardarda gelen Trablusgarp, Yemen ve Balkan Savaşları ve hemen sonra patlak veren I. Dünya Savaşı’nda, pek çok Kürt Osmanlı ordusunda görev aldı. Kürt tarihi uzmanı David McDowall şöyle yazar:

 

“Kürtler Osmanlı ordusuna kayda değer bir insan gücü sağladılar. Binlerce Kürt asker, Sarıkamış’taki Üçüncü Ordu’da ve diğer cephelerde hayatını kaybetti. Doğal olarak, düzenli orduda görev yapmaya karşı evrensel bir gönülsüzlük vardı, ama bu durumda bile, çoğu silah altına girdi. Bölgedeki (doğu Anadolu’daki) Osmanlı kuvvetlerinin büyük bölümü Kürtlerden oluşuyordu.”

 

Kürtler, sadakatlerini, oldukça da ağır bir bedele rağmen korudular. Dünya Savaşı yılları boyunca, Rus-Ermeni kıyımları, ardından gelen açlık ve salgın hastalıklar sonucunda yaklaşık 500 bin Kürt sivil yaşamını yitirdi. David McDowall, savaşa katılan askerlerle birlikte bu rakamın 800 bine çıkarılabileceğini belirmektedir. Bunun anlamı, 300 bin Kürt’ün de Osmanlı orduları safında savaşırken can verdiğidir.

 

Kürtler, Kurtuluş Savaşı’na da büyük destek verdiler. Atatürk, Samsun’a çıkışından hemen sonra Kürt ileri gelenlerine telgraflar çekmiş ve onlardan büyük destek görmüştü. Bu destek, Milli Mücadele boyunca sürdü. Urfa ve Maraş’ın düşman işgalinden kurtarılmasında, Kürtler çok önemli roller üstlendiler. İsmet İnönü’nün yıllar sonra belirttiği gibi, “Kürtler… Milli Mücadelenin devamınca canla başla gayret gösterdiler.”

 

Öte yandan Milli Mücadele lehindeki fetvayı Mustafa Kemal Paşa’yı destekleyen Kürt din alim leri de imzaladılar. Hakimiyet-i Milliye gazetesinin 5 Mayıs 1920 tarihli sayısında yayınlanan ve Halife’nin “esaret ve hakaret”ten kurtulmasını savunan fetvayı imzalayanlar arasında; Diyarbakır, Urfa, Hizan, Bayezid, Diyadin, Hınıs, Siverek, Viranşehir, Bitlis, Silvan, Van gibi Kürt yoğunluklu bölgelerin Kürt müftülerinin de isimleri yer alıyordu.

 

Kürt Mebuslar: “Azınlık Değiliz”

 

Kurtuluş Savaşı’na “canla, başla” destek veren Kürtler, savaşın ardından başlayan Lozan görüşmeleri sırasında da, Türklerle kader birliği yaptılar.

 

Lozan’da da, Avrupalı devletler Kürtler’ in “azınlık” olduğunda ısrar edince, İsmet Paşa buna karşı çıkarak şöyle demişti:

 

“Türkler ve Kürtler Türkiye’nin ana unsurlarıdırlar. Kürtler bir azınlık değildir. Ankara Hükümeti hem Türklerin hem de Kürtlerin hükümetidir.”

 

Lozan’daki Türk heyetinin azınlıklar konusundaki en büyük destek ise, Meclis’teki Kürt temsilcilerden gelmişti. Erzurum milletvekili Necati Bey ile Bitlis milletvekili Yusuf Ziya Bey, 3 Kasım 1922′de Meclis kürsüsünden yaptıkları konuşmalarda Lozan’daki Türk heyetinin tezine yürekten destek vermişlerdi. Yusuf Ziya Bey, Sevr’i bir “paçavra” olarak niteleyip Avrupa devletlerine karşı çıkarak, Türk-Kürt kardeşliğini vurgulamıştı. Bu konuşma, Meclis tutanaklarında şöyle geçiyor:

 

“Avrupalılar diyorlar ki: ‘Türkiye’de yaşayan azınlıkların en büyüğü, en kalabalığı Kürtlerdir. Bendeniz Kürdoğlu Kürdüm. Binaenaleyh bir Kürt mensubu olmak sıfatiyle sizi temin ederim ki Kürtler hiç bir şey istemiyorlar. (Alkışlar) Biz Kürtler vaktiyle Avrupa’nın Sevr paçavrası ile verdiği bütün hakları, hukukları ayaklarımız altında çiğnedik ve bütün manasıyle bize hak vermek isteyenlere iade ettik. Nasıl ki Elcezire Cephesi’nde çarpıştık. (Alkışlar) Nasıl ki, Türklerle beraber kanımızı döktük, onlardan ayrılmadık ve ayrılmak istemedik ve istemeyiz. (Alkışlar) Binaenaleyh sözüme son verirken muhterem heyetinizden rica ederim ki, azınlıklar mevzuubahis edildiği zaman Kürtlerin hiç bir talebi olmadığını ve Kürtlerin kanaatine tercüman olarak buradan söylediklerimi söylesin ve iddia etsin.”

 

“Türk, Kürt Tek Bir Vücuttur”

 

TMBBB’nin bir sonraki celsesinde ise, Bitlis, Erzurum, Kastamonu, Mardin, Muş, Siirt, Urfa, Pozan, Diyarbakır, Van milletvekillerinin hepsinin altına imza attıkları şu metin yayınlanmıştı:

 

“Türk, Kürt tek bir vücuttur. Kürtler, hiç bir vakit Türkiye camiasından ayrılamaz ve bunu ayırmak için hiç bir kuvvetin tesiri yoktur. Avrupa hükümetlerinin Kürtleri müdafaa etmeye salahiyetleri olmadığı defaatle memleketimiz halkıyle beraber protesto edilmiş olduğu halde, yine azınlıkların mevzuubahis edilmesi şayanı teessüftür. Kürtler her vakit Türklerle beraber vatan uğrunda daima ölmüş ve ölmeye hazır oldukları cümlenin malumudur.”

 

25 Aralık 1922′de ise, Sivas milletvekili Hüseyin Rauf Bey, yine Meclis Kürsüsü’nden şöyle konuşmuştu:

 

“Malumu aliniz efendiler, İngiliz’lerin Türkiye’de yaşayan Türk ve Kürtleri imha edebilmek için teşebbüsatlarının hepsi bu iki necip milletin birliği karşısında iflas etmiştir. Her türlü fesadları din kardeşi, kan kardeşi, emel kardeşi olan insanların karşısında erimiştir… [Kürtlerin] Türkiye halkı ile mukadderatları birdir, her şeyleri birdir, gayeleri, dinleri birdir. Azınlıklar bunlara teşmil olunamaz. Bugün Kürt için azınlık mevzu bahis etmek, Türk için azınlık bahsetmek demektir. Şu halde bu tamamen reddolunmuştur.”

 

Türkiye, bu atmosfer içinde Lozan’a gitti ve orada, bu ülkede sadece gayrimüslimlerin azınlık olduğu tezini dünyaya kabul ettirdi. Kürtler, bunu sonuna kadar desteklediler.

 

KARDEŞLİĞİ BOZANLAR

11..abdullah öcalan

2.murat karayılan

3.tüm kürt partileri

4.pkk'lılar

5.amerika'lılar

6.yahudiler

7.hristiyanlar

 

Buradakilerin çoğu kendi çıkarları için Türk -Kürt ilişkisini bozmaktadır. örn:abd,ab,yahudiler vb.

İSLAMİYETTE MÜSLÜMAN TERÖRİST ,TERÖRİST'TE MÜSLÜMAN OLAMAZ.  LÜTFEN KÜRT KARDEŞLERİMİZE  ÖN YARGILI DAVRANMAYALIM.

 

BU ÜLKENİN EKMEĞİNİ YİCEK,İHANET EDECEKSİN HE!!

O ZAMAN YEDİĞİNİ ÇIKARDIĞIN YERDEN,,,BAŞKA ŞEYLERDE YİCEKSİN !!!

 BUNU BÖYLE BİL…

 

HACKED  By Beyaz_Hacker&UxxL

 

(“Ne Mutlu Bana ki TÜRK Yaratıldım. Gönlümün Gururudur.

Bu Ne Esir Oldum, Ne Satıldım. TÜRK’LÜĞÜMÜN Şuurudur Bu.

What A Happy Life For Me That I Was Created As A TURK It is The Proud Of My Being TURKISH Neither I Was Hesitated Nor I Was Sold It is The Concious Of My Being TURKISH” )

 

 

NOT :''BU İNDEX BANA AİTTİR.TEK ÇALIŞIR,TEK BASARIM.20 KİŞİYLE BİR İNDEX İÇİN ZONE KASMAM. TEK ÇALIŞIRIM.BASTIĞIM İNDEX LER SADECE BENİMDİR(Beyaz_Hacker) 10 KİŞİYLE ÇALIŞIP YÜZLER AŞIP HAVA ATMAM.. TEK BAŞIMA ÇALIŞIR BÖYLE CAKA ATARIM.HİÇ KİMSELERLE UĞRAŞMAM. BU DA KAPAK LAFINDAN HOŞLANANLARA GELSİN.YANİ KAPAKK OLSUN'':=)))))             HA UNUTMADAN ''İTİNA İLE İNDEX ÜZERİNE İNDEX BASILIR'' :=))

SEN’İN  İNDEX  KOKTU BİRAZDA  BENİMKİSİ KALSIN BURDA , BAŞKASI HACKLEYENE KADAR :=))))

SİZLERE 90 LI YILARIN SONUNDA YAZDIĞIM TASTİKLENMİŞ BİR ŞİİRİMİ        PAYLAŞMAK İSTİYORUM

AVRUPALI

Yeni bir tattır yenen her lokma

Biber Avrupa , tuz Avrupa .

Gülücüklerin hepsi sahte kirpikler takma

Dudak Avrupa , göz Avrupalı, değil mi?

 

Bebek iken benliğini yitiren

Tepe tepe tepemizde oturan

Bizi çıkmazlara alıp götüren

Ayak Avrupalı, iz Avrupalı. değil mi?

 

Birisi Laila da içer kıvırır:=))

Birisi kulüpte konken çevirir

Yapmasını bilmez ki yıkar devirir

Ana Avrupalı ,kız avrupalı, değil mi?

 

Kalıba uydurdu uyduklarımız

Yazmakla bitmez ki duyduklarımız

Paris modasıdır giydiklerimiz

Astar Avrupa , yüz Avrupa , değil mi?

 

En mahrem yerlerin kalktı örtüsü

Beş santim tırnaktır ellerin süsü

Bütün bunlar medenilik ölçüsü

Cilve Avrupa ,naz Avrupa , değil mi?

 

İster sarı deyin isterse ırsi,

Büyük ilgi buldu gavurun tersi

Duyduğumuz 'okey, adiyos,mersi'

Ağız Avrupa söz Avrupa değil mi?

 

Heeeer gün karşımıza onca eşşek çıkar

Zırıl, zırıl zırlar tekmeler kaçar

Dinler kulağımız gözümüz bakar

Şarkı Avrupa ,saz Avrupa değil mi?

 

Başımız ayıkmaz binlerce halttan

Örf,adet gemimiz delindi alttan

Analar Muğla' dan Van'dan Tokat'tan

Bebek Avrupa bez avrupalı değil mi?

 

Sahnede ekranda hıyar dinleriz

Deliye,densize uyar dinleriz

saçma çığlıkları duyar dinleriz

şarkı Avrupa saz Avrupa değil mi?

 

herkes soyunuyor açılmıyor ki

sokakta boynuzdan geçilmiyor ki

Müslüman gavurdan seçilmiyor ki

şekil Avrupa ,poz Avrupa değil mi?

 

TÜRK lük bu mu desem bu diyecekler

Şampanyayı sorsam su diyecekler

Bir gün kökümüze yuuu diyecekler

Kabuk Avrupalı,öz Avrupalı.değil mi?

yakisikli_49_@hotmail.com

by.dejavu@gmx.com

       www.deface-haber.com   www.zone-turk.co.uk   www.zoneturkey.com   www.tchack.org

Cyber-Asker.Net

http://www.konyadefacers.org/root/index.php

TURKEY